Popüler Sinema

Paylaş
Tarih - 07 Haziran 2014 Cumartesi - 2737 kez okundu

Türkiye Sineması ve Din



Türk sineması daha ilk dönemlerden itibaren farklı vesilelerle dine, dindar insanlara ve dini değerlere saldırma, onları aşağılayıp, kötüleme bir tutum, bir anlayış olarak karışımıza çıkmaktadır.


Bunun ilk örneği 1922’de Yakup Kadri Osmanoğlu’nun Nur Baba kitabından uyarlanan Nur baba veya Boğaziçi Esrarı filmidir. Filmde bir Bektaşi tarikat şeyhinin ikiyüzlülüğü ile sahteciliği cinsellikle örtüştürerek anlatılmaktadır. O dönem film tepki ile karşılanır. Hatta Bektaşi tarikatına bağlı müritler film setini basıp, oyuncuları dövmüşlerdir.

İkinci ve önemli bir diğer örnekse Halide Edip Adıvar’ın romanından uyarlanan Vurun Kahpeye filmidir. Burada Hacı Fettah karakteri yobaz bir dincidir. Milli mücadeleyle karşıdır. Düşmanla işbirliği içindedir. Yeniliğe karşıdır. Böylece tümüyle olumsuz bir imam karakteriyle karşı karşıyayızdır.


1940 yıllarında sonra birçok filmde din ve din adamı konu edilir. Temel yaklaşım kötülemeye yöneliktir. İşte filmlerde konu edinen genel din temaları: üfürükçüdürler, ağayla işbirliği yaparlar, muska yazarlar, yağmur duasına çıkarlar, cenaze namazında cemaatin önünde yürüyen sarıklı, cübbeli bir şahıslardır, milli mücadeleyi anlatan tarihi filmlerde bazı din adamları bağımsızlık mücadelesine karşı duran sevimsiz ve ahlaksızdırlar, kadınlara sulanırlar, para gözdürler, güçlüden taraftırlar, cahildirler, dini çıkarlarına göre kullanırlar…Uzayıp din bir din adamı yaklaşımı filmlerde konu edinmiştir. Ancak diyanetin din görevleri filmlerde yoktur. Çok az filmde olan din görevleri ise, pasiftir, halk üzerinde bir etkisi olmayan ve etliye süte dokunmayan tiplerdir.


Sinemacılar dini ve din adamlarını kötüleseler de bazı dönemlerde halkın dini duygularını sömürmeyi de ihmal etmemişlerdir. Özellikle 1950 ve 1970 yıllarında Hazretli Filmler Akımıyla Erotik sahneli filmlerden ve erotik filmlerden sinemadan uzak duran halkı sinemaya çekmek için tarihi gerçekliği olmayan bir sürü film çekilmiştir. Hz. Ali, Hz. Ayşe, Hz. Yusuf, Hz. Süleyman, Hz. İbrahim, Hz. Ömer, Saba Melikesi, Hacı Bektaşi, Rabia bu filmlerden bazı örneklerdir. Halkın dini duygularının sömürüldüğü ve paralarına göz diken sinemacıların uyanıklığını tavan yaptığını gösteren en önemli örnek Hac Yolu belgeselidir. Sinemacılar, halkı sinemaya çekmek için bu filmi yedi defa seyredenlerin hacı olacağını söylemişlerdir. Ve her defasından izleyiciden para almışlardır. Halka filmi abdestli izlemelerini istemişlerdir. Film aralarında gül suyu dağıtılmış, bazı yerlerde sinema salonun etrafında izleyiciler yedi defa tur atmışlardır. Böylece ömrü de hiç sinemaya gitmeyenler bu belgesel filme gitmişlerdir.


Dinin ve din adamlarının farklı konu edindiği filmler 1970’de Yücel Çakmaklı’nın Birleşen Yollar filmiyle Milli Sinema akımıdır. Çakmaklı dine ve değerleri içine alan bu akımla dini filmler çevirmiştir. Oğlum Osman, Kızım Ayşe, Zeynepler Ölmesin, Minyeli Abdullah, Yalnız Değilsiniz Milli Sinema örneklerinden bir kaçıdır. Yine MTTB bünyesinde Salih Dirilik tarafından sinema kulübü kurulmuş, buna Akın grup denilmiştir. Ancak Milli Sinema anlayışıyla hareket eden Akın Grup başarılı olamamış ve dağılmıştır.


2000’li yıllara kadar Türk sinemasında din ve din adamlarıyla alay edilip, din dışlanırken artık bu anlayışlar yıkılmış din hayatın bir parçası olarak görülmeye başlanmıştır. Artık dini konu edinen doğrudan filmler çevrilmeye başlanmıştır. Takva, Uzak İhtimal, Adem’n Trenleri, The İmam, Kurtlar Vadisi Kuzey Irak, Büşra, New York ve Beş Minare bunlardan birkaç örnektir. Ancak Yılmaz Erdoğan’ın çevirdiği Neşeli Hayat örneğinde olduğu gibi din adamlarıyla alay eden, para ve kadın düşkünlüğünü konu edinen filmlerde yok değildir.


Osman Tatlı 

osmantatli@gmail.com


Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter