Popüler Sinema

Paylaş
Tarih - 06 Mayıs 2014 Salı - 1297 kez okundu

Onur Savaşı

Onur Savaşı

5-6 yaşındaki veya daha küçük yaştaki çocuklar yalan söyler mi? Genel görüş çocukların masum oldukları, dolaysıyla yalan söylemedikleridir. Büyüklerin yalan dolan ve iftira dünyasında çocuklara yabancı büyüklerin böyle düşünmeleri normal galiba. Büyükler kendi iki yüzlülükleri ve çirkin davranışlarından dolayı bari çocuklar masum kalsın diye, düşünüyor olabilirler.

Çoğu kişinin aksine bendeniz, çocukların bol bol yalan söylediği, fırsatçı oldukları, gerekirse kendi çıkarları için yapmayacakları davranış ve söylemeyecekleri yoktur, diye inanırım. Evet, çocuklar büyüklerin düşünün aksine çok yalan söylerler. Masum ve şirin görüntüleri, bu yalanları üzerini örter. Birde çocukların yalanı bilmediği düşüncesi baskın gelmektedir. Çocuklar yalanı nasıl, nerede öğreniyorlar bilmiyorum ama göründükleri kadar masum olmadıklarını göz önünde tutmalı diyorum.

Çocukların yalan söylemez yanılgısını yıkmaya çalışan, yalan söyleyen çocukların bazı insanların hayatlarını nasıl alt üst ettiğini belki de masum gibi görünen bir yalanın sosyal facialara yol açtığını güzel bir şekilde anlatan Onur Savaş’ı izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor. Çocukların yalan söyleyip, söylemediğini düşündürtmeye çalışması açısından güzel bir kurguya sahip.

Klara, anaokuluna giden problemli bir çocuktur. İlgisiz kalan ve anne baba tarafın ihmal edilmiş olması sevgi açlığı çekmesine neden olmaktadır. Bu sevgi açlığını, 40 yaşındaki öğretmeni Lucas’la doldurmaya çalışmaktadır. Lucas’ı çocuklara düşkün olması, onlara karşı sevgi davranışlarında bulunması çocuklar tarafından sevilen biri hale getirmiştir.

Lucas, eşinden ayrılmış, kendine yeni bir dünya kurmuştur. Ve çok sevdiği oğlunu da yanına alarak, düzenini devam ettirmek istemektedir.

Ebeveylerin, çocukların yanında çok rahat her şeyi konuşmaları ve cinsel içerikli davranışlar sergilemesi gibi aptalça durumlar çocukları olumsuz etkilemekte. Ancak bu durum ebeveynlerin umurlarında değil. Onlar cinsel özgürlüğü yaşama derdin de , çocuğa ne olduğu pek umurlarında değil.

Çocukların yanında yaşanan cinselliklerin sınırlar çocuklara öğretilmediğinden, çocukların bunları ulu orta yerlerde sergilemelerine neden olmaktadır. Lucas, çocuklarla kavga etme sahnesinde Klara, öğretmenin üzerine atlayarak, hemen öğretmenin dudaklarından öpmeye başlıyor. Lucas olaya hemen müdahale etmese de, yüzündeki şaşkınlığa rağmen, Klara’ya anne ve babası dışında kimsenin dudaklarından öpmemesi gerektiğini söyler.

Gerekli ve yerinde uyarı, Lucas’ın hayatına mal olacaktır. Klara, anaokulu sorumlusu kadına giderek, öğretmenin cinsel organını kendisine gösterdiğini söyler. Sorumlu kadın nasıl bir yönetici ve çocuk eğitmeniyse artık. Çocukların yalan söylemeyeceğini düşünür ve Lucas hakkında yasal işlem başlatırır. Velileri toplar bilgi verir.

Bu bölümde, sisteme ciddi eleştiriler vardır: psikolog, Klara’yla konuşur. Doğru söylediğini söyler. Uzman olan bir psikolog adamın, sadece beş dakikalık konuşmayla sonuca varması, ciddi bir sorundur. Görevini tam anlamıyla yapmaması filmde psikologlara yönelik ciddi bir eleştiridir. Anaokul, sorumlusunun kendi öğrencilerini tanıyamaması, öğrencilere yabancı olması ve klasik çocuklar söylemez anlayışı nedeniyle, eğitime ve eğitimcilere yönelik bir eleştiridir. Tabii, yöneticinin ve oradaki diğer eğitimcilerin öğretmeni tanımamaları ve hemen hüküm vermeleri de bir diğer eleştiri konusudur.

Klara’nın babası Lucas’ın en yakın arkadaşıdır. Ama o da kızını tanımaması nedeniyle, yalana inanır. Resmi prosedür gereği tacize uğrayan çocukların davranışları velilere izah edilir. Bir özelliği çocuklarında bulan veliler hemen çocuğunun tacize uğradığı sonuca varırlar. Örneğin, çocuğun altını ıslatması bir taciz sonucu olması düşünülmesi. Halbuki alt ıslatmanın birçok nedeni vardır. Sadece bir sonucu, genelleştirip teşhis koymaya yönelik filmin eleştirisi de unutulmamalıdır.

Lucas’ın sözde tacizci olduğu, bütün kasabaya yayılır ve dışlanır. Hakaret görür, dayak yiyer. Markette girmesi bile yasaklanır. Köpeği öldürülür.

Gelin görün ki, büyüklerin baskısı sonucu ve sözde prosedüre uyan çocukların velisinin yalanlara inanmaları sonucu, çocukların çoğunun tacize uğradığı yayılır. Hatta çocuklar, hayali şeylerle yalanlarını süslerler.

bütün bu baskılara rağmen, Lucas masum olduğunu kanıtlamaya çalışır. Her şeye rağmen mücadele eder. Ve en sonunda her şeyin bir yalan üzerine kurulduğu ve Lucas haksızlık yapıldığı ortaya çıkar.

Küçük ve sözde masum bir yalanın, bir insan hayatını nasıl etkilediğini güzel bir şekilde anlatan Onur Savaşı, hem topluma hem de resmi sisteme tutarlı eleştiriler yönelterek, bir insanın hayatının kolay harcanmaması gerektiğini bize anlatmaya çalışır ve çocukların her söylediğine inanmayın, çocuklarınızı tanıyın uyarısı da yapmaktadır.

Osman Tatlı

osmantatli@gmail.com

www.osmantatli.com.tr

Filmin Künyesi

-The Hunt / Jagden 2012 2013 Danimarka / Türkçe DUBLAJ-

EN İYİ 250 FİLM: 125. SIRADA

IMDB Puanı: 8.3 / 10

Tür: Dram, Psikolojik

Yönetmen: Thomas Vinterberg

Senaryo: Tobias Lindholm

Oyuncular: Mads Mikkelsen

Thomas Bo Larsen, Annika Wedderkopp

Süre: 1 saat 55 dakika


Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter