Popüler Sinema

Paylaş
Tarih - 09 Mayıs 2014 Cuma - 1737 kez okundu

Yerel TV.lerde Dijitalleşme: Edessa TV örneği

Dijitalleşmenin yerel televizyonlara getirdikleri konusundaki ilk örneğimiz Edessa Televizyonudur. Edessa Tv. Daha önce Şanlıurfa TV. İken yöneticilerin değişmesiyle isim değişikliğine gidilmiştir. Türkiye’nin ilk yerel kanalı sloganıyla karasal yayın yapmaktadır. Ekonomik nedenlerden dolayı uydudan yayın yapamamaktadır. Uydudan frekans alınmasına rağmen beklenmeye alınmıştır.

Edessa TV. Kültürel konulara ağırlık veren bir kanal olarak bilinmektedir. Tarafsız ve bütün kesimlere mesafeli olarak bilinen kanalın, dijitalleşmenin kendilerini nasıl etkilediğini ve yerel televizyonculukta dijitalleşme konusunu Haber Müdürü Didem Açar[1]’la görüşüldü. Görüşmenin detayları aşağıya alınmıştır.

Açar,kendilerinin karasal yani analog yayın yaptıklarını söyleyerek, karasal ve uydu yayın arasındaki farkları konu ederek giriş yaptı. Açar, karasal yayın ve uydu yayın arasındaki en önemli farkın sınırlı kitleden, çoğul kitleye ulaşım olduğunu, uydu ile birlikte sadeceŞanlıurfalıların değil, Türkiye ile birlikte dünyanın birçok ülkesinin televizyon programlarını izlediklerini belirti. Açar, dijitalleşme ile beraber bütün dünyaya yayın yapmak güzel ancak örneğin Şanlıurfa’da Bahçelievler mah. Su borusunun patlaması ve bunun haber yapılmasında Şanlıurfalıları ilgilendiren önemli bir haber olabileceğini ancak Hollanda da izleyen için önemsiz bir haber olabileceğine değinen Açar, dijitalleşmenin olumlu ve olumsuz özellikleri beraberinde getirdiğinin altını çizdi.

Açar, yerel kanalların bölgenin motiflerini yansıttıklarını, bölge insanına yönelik haberlere öncelik verdiklerini hatırlattıktan sonra analog yayında bu sorun olmadığını, ancak uydu yayınında yerel motiflerin diğer bölgeleri ve dışülkeleri ilgilendirmediğinden sıkıntı çıktığını, dolaysıyla program içeriğinin yetersiz kaldığını vurguladıktan sonra, iki arada kalmanın zorluluğunun önemine dikkat çekti.

Açar, yerel kanalların bölge insanın yakından tanıdığından ona göre program yapmanın kolay olduğu kadar, olaylara daha sağlıklı ve doğal yaklaşabildiklerini söyledikten sonra, dijitalleşmeyle beraber ulusal kanalların etkili olmaya başladığını, ulusal kanalların İstanbul gözüyle Şanlıurfa’ya baktıklarınıböylece bölge insanını yanlış tanıttıklarından yakındı. Ulusal kanallarınİstanbul gözüyle bölge insanı sadece İstanbul’da değil yurdun bütününde ve dünya da bölge insanın yanlış tanınmasına neden olduğunu ve bu yanlışıdüzeltmek yerel kanallara düştüğü ama yerel kanalların analog olmasından dolayıbir şey yapamadıklarını vurguladı.

Açar, Türkiye’nin aksine, Avrupa yerel kanalların daha önemli bir yere sahip olduğunu, Türkiye’de analog yayın yapan yayıncılarının önemi bilinmediği, itibar görmediğini izah etti ve yerel yayıncılığın dijital olsun analog olsun fark etmeden önemsenmesi ve desteklenmesi gerektiği böylece bölgeye daha faydalı olabileceklerini söyledi.

Dijitalleşmeyle beraber kanal sayısının artması ve Türkiye’ye İstanbul gözüyle bakılması programlarda niteliğin azaldığınısöyleyen Açar; ahlak, aile ve sosyal düzen konuların çok önemsenmediği bu tür konuların suiistimalle açık hale geldiğinin altını çizdikten sonra Açar, dijitalleşmenin bu alanlarda kaliteyi düşürdüğünü ifade etti.

Açar, analog yayıncılıkta yayın kalitesinin düştüğünü, sinyallerden ve havaşartlarından dolayı görüntü netliğin değiştiğini, anten, çanak yönün değişmesinden sıkıntılar çıktığını, dijital yayıncılıkta görüntü sorunu olmadığı analog yayına göre her durum ve şartlarda netliğini bozulmamasıdijital yayıncılığın olumlu yönü olduğunu; analog yayıncılığın sürekli görüntü sorunu çıkarması olumsuz bir yön olduğunu söyleyerek iki yayın arasındaki farkıizah etti.

Ayrıca, anten ve çanaklardan çevre kirliliği yarattığını söyleyen Açar, dijital yayıncılığın yaygınlaşmasıyla bu çevre kirliliğin önleyeceğini söyleyerek şöyle devam etti: Şanlıurfa’da şehirleşmede çatı kültürü almaması dam ve balkon kültürü olmasından dolayı anten ve çanakların çevre kirliliğini fazlasıyla görünmesine neden olduğunu, bu görüntü ancak dijitalleşmenin yaygınlaşmasıyla son bulabileceğini ifade etti.

Dijital yayıncılığın, analog yayıncılığa göre daha ekonomik olduğunu söyleyen Açar, kendileri karasal yayın yapmalarından dolayı ekonomik olarak daha çok sıkıntıyaşadıklarını çünkü dijital yayıncılıkta bir bilgisayarla birçok şey yapıldığını, cep telefonuyla bile görüntü alınabildiğini ve bilgiye, görüntüye daha hızlı ulaşılabildiğini ve bunun ekonomik olarak rahatlayıcı bir yön olduğunu vurguladı.

Dijitalleşmenin yayıncılıkta tekelleşmeye neden olduğunu söyleyen Açar: dijitalleşmeyle beraber büyük ve güçlü kurumların müzik kanalı, çocuk kanalı,dizi kanalı, sinema kanalı, alış veriş – pazarlama kanalı, belgesel kanalı gibi her konuyla ilgili kanal açmaları yerel yayıncılığı zora soktuğunu, böylece kendilerine olan ilginin azaldığını söyleyerek sözlerine devam eden Açar, bu da rekabeti zorlaştırdığınıkanal çeşitliliğinden kitlenin diğer kanallara kaydığını belirtti. Ayrıca, ulusal kanalların program sıkıntısı çekmemesi ve bu kanalların tek merkezden idare edilmesinden dolayı, kendilerinin program konusunda işlerinin zorlaştığıda sözlerine ekledi.

Dijitalleşmeyle beraber tekelleşmenin yani yayıncılığın tek elden çok, dijital yayıncılığın farklı insanların olması yayın çeşitliliğini ve kalitesini artıracağını söyleyen Açar, bunun üzücü bir durum olduğunu ve üzülerek durumu takip ettiklerini söylemeyi de ihmal etmedi.

Açar, dijitalleşmenin canlı program yapmasının kolay olmasından dolayı kitleyle daha sıcak bir temas sağladığını ve hızlı haber sunmasından dolayı kitlenin ilgisini topladığını ancak, analog ve yerel kanalların canlı program yapamadığı gibi kitleye hızlı haber ulaştıramamalarından dolayı da kendilerine olan ilgiyi azalttığını söyleyerek sözlerine devam eden Açar, yerel yayıncıların canlı program sunmasının zor ve ekonomik olarak kendilerine ağır geldiğini ekledi.

Açar, bir on yıl sonra, uygu yayıncılığında biteceğini, Avrupa’da olduğu gibi program merkezli bir anlayışın artacağını, böylece kanal diye bir şey kalmayacağınıTİVİBU örneğinin artacağını söyleyerek, bunun kendileri içinde önemli olacağınıçünkü insanların artık ilgi duydukları programları izleyeceğini bunun içinde bir kanalla gerek kalmayacağını söyledi. Böylece insanların işlerinin daha kolaylaşacağını ekleyen Açar, bununda yerel yayınlarında program kalitesinin artması demek olduğunu ifade etti.

Açar’a, analog yayın yaptıklarından dolayı, dijitalleşme karşısında ne gibi çözüm önerileri neler olabileceğini sorduğumuz: haber ağını genişletmek, sanal platforma ile yayının ulaşabildiği platformları desteklemek, sosyal paylaşım ağlarında yayınların paylaşımınısağlamak, dış canlı yayınlara daha çok yer verebilmek ve anlık bağlantıları arttırmakşeklinde dijitalleşmenin getirdiklerini ciddi olmasa da aşılabileceğini izah etti

Son olarak Açar’la internetin yerel kanallara kazandırdığı konusunda konuştuk. Açar, kendi kanalların web sayfasıolduğunu, bu web sayfasında yayın akışı vermenin yanın bazı programların tekrarı eklendiği ve haber sitesi olarak kullandığına değindikten sonra, internet üzerinden geri dönüşlerin daha fazla olduğu görülürken, telefondan geri dönüşlerin daha az olduğuna vurgu yaptı. İnternetten insanların kimlikleri belli olmadığından insanların daha rahat yorum yaptığını ama televizyonu aramada kimlikleri ön plana çıktığından insanların çekindiğini söyleyen Açar, insanların bilgisayar başında daha cesur olduğunu sözlerine ekledi.

Osman Tatlı

www.osmantatli.com.tr

osmantatli@gmail.com

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter