Popüler Sinema

Paylaş
Tarih - 09 Mayıs 2014 Cuma - 1112 kez okundu

Festival Filmlerinin Çıkmazı (N. B. Ceylan Sinemasını Okumak)

Yazıma bir anekdotla başlamak istiyorum. Ünlü, tanınmış bir şair bir gün ablasını ziyaret eder. Ablası iyi ki geldin. Öğretmen çocuğa senin şiirin açıklamasını ödev olarak vermiş, gelmişken çocuğa yardım et, demiş. Şair de oturmuş kendi şiirini izah eden bir yazı yazıp, yeğenine vermiş. Gel zaman git zaman bizim şair tekrar ablasına gitmiş. Ablası ve yeğeni onu kapıda gülerek karşılamışlar. Ne oldu sorusuna ablası manidar bir cevap verir: çocuk senin yaptığın şiirin açıklamasına sıfır verdi, demiş.

Hikaye bu ya yazanlar, okuyanlar arasındaki fark göstermenin güzel örneği. Şiir, öykü ve roman analizlerindeki detaylar yazanları bile şaşırtır. Yazanların öylesine yazdıklarına nedense kitap yazılacak anlam çıkarılır. Çoğunun zorlama olduğu bu yazılar, edebiyatın gücünü gösterme gayretinden başka bir şeydir. Sadece okuyucuları yoran, vay be bu şiir de öykü de neler varmış dedirtmekten başka bir sonuç olmuyor. Keşke yazarlar, yazarken bu kadar anlam derinliği oluşturacak çalışmalara imza atsalar.

Yazı dünyasındaki bu abartı ve yanlış mantık kurgusu, görselliğiyle yazının pabucunu dama atmaya hazırlanan sinemada görmeye başladık.

Halka rağmen sinema anlayışıyla sanat adı altında festivallere hazırlanan filmlerin izleyenler tarafından anlaşılmaması üzerine artık filmin ne anlatma çalıştığını izah eden kitaplar yayınlanmaya başlandı. Oyuncuların az konuşması, filmdeki durgunluk, mekân ve seslerin ağırlıkta oluşu filmi izlemeyi çekilmez yaparken, sanat adına tavan yapmasına neden oluyor.

Birçok ödül alan hatta filmleriyle ödüle doymak bilmeyen, uluslar arası üne sahip ama filmleri izleyici bulamayan, filmleri festivalde ödül alsın diye çeken Nuri Bilge Ceylan, popülerinin getirdiği bir imaj nedeniyle yazarların dikkatini çekerek filmlerinin üzerine kitap yazılmasının avantajını yaşıyor. Kapitalist düzen anlayışı gereği, popüler birileri üzerine kitap yaz ki, kitabın satışı garanti olsun. Bu anlayışın bir parçası olarak hazırlandığına inandığım “Nuri Bilge Ceylan Sinemasını Okumak” kitabı Hasan Akbulut imzasını taşıyor.

Filmleri izlemeyen bir yönetmenin kitabı okunur mu? Bilemem ama belli bir merak ve fanatik tarafından alınıp, rafa konulacağı kesindir.

Kitap, Koza’dan Uzak’a Nuri Bilge Ceylan Sinemasına Genel Bakış, Kasaba: Doğa - Kültür Karşıtlığı, Mayıs Sıkıntısı: Öz-dönüşümsel Bir Anlatı, Uzak: Bir İç Uzaklık Öyküsü diye dört bölümden oluşuyor.

Kitabın okumadan önce kitap da bahsi geçen filmlerin izlenmelidir. Çünkü filmler kadar yazılanlarda soyut ve bazı yerde yazıları anlamak zorlaşıyor.

Akbulut, filmler anlaşılsın diye bazı bölümler dakikası dakikasına değinilmiş. Adeta anlaşılmayan yer kalmasın anlayışıyla hareket edilmiş. Öyle ki abartının doruklarına geziye çıkılmıştır. Hatta Ceylan’ın ekonomik nedenlerden dolayı yaptıklarına akıla zarar anlamlar yükleme çabası var. Ceylanın Ekonomik nedenlerden ailesini ve amatörleri filmlerinde oynatması filmlere hangi ruhlar kattığından, yine ekonomik nedenlerden dolayı teknolojiden faydalanamaması, tek kamera kullanımı, mekanlar çok didaktik çabanın eseri olarak verilmiş. Halbuki Ceylan Paraya kavuştuktan sonra filmlerinde profesyonel oyuncular kullandığı gibi teknolojinin imkanlarından da faydalanmıştır.

Akbulut, oyuncuların az konuşmalarına öyle felsefi derinlikler katmış ki, insan şayet şu oyuncular konuşsaydı acaba sözlerdeki derinliği izah etmek için kaç cilt yazılırdı diye kendine soramadan edemiyor. Sıradan konuşmalara gizemli anlamlar yüklemek, şifre çözer gibi anlamlar yüklemek ne film analizidir ne de film eleştirisidir. Sadece birilerine yaranma gibi durmaktadır.

Hayranlık, gerçekleri görmeye engel olmamalıdır. Ancak Akbulut, hayranlıkla eser analizini tarafsız ele alınması gerektiğini birbirine karıştırmıştır. Bu tutum bir eleştirmen ya da yazara yakışmayacak bir tutumdur.

Akbulut, bazı yerlerde savını güçlendirmek için sosyolojik, psikolojik ve kuramsal çalışmalardan yola çıkmıştır. Yer yer de Ceylan’la yapılan röportajlardan alıntılarda mevcut.

Akbulut, Ceylan’ın filmlerine yönelik yeni bir şey söylemiyor. Görünmeyeni görünür durumu yoktur. Çoğu yerde filmleri anlatarak sayfaları doldurarak okuyucuyu boğmaktadır. Akbulut’un fazla zorlama yazılar, Ceylan’ın filmlerine benzediğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Kitap: Nuri Bilge Ceylan Sinemasını Okumak

Yazar: Hasan Akbulut

Yayınevi: Bağlam

Baskı: İstanbul, Ekim 2005

Osman Tatlı

suskunsinemayazilari@hotmail.com

www.sinemaelestirisi.com




Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter