Popüler Sinema

Paylaş
Tarih - 26 Ekim 2014 Pazar - 2212 kez okundu

Sinema Eleştirisini Okurken Dikkat Edilecek Hususlar

Eleştiri, bir alanda uzmanlaşanların alanlarına dair kaynakların veya yazılı, görsel ürünlerin eksik, hatalı ve yanlış bilgilerin düzeltilmekle beraber ortaya çıkan ürünü daha ileriye taşımaktır. Eleştirmen ise okuyucuda ve alan araştırması yapanlara yönelik bir etki yaratmak için eleştiride bulunur.  

 

Sinema da eleştiri görselle dayanan kişisel bir izlenim olsa da eleştirmen genel etik ilkelerini yerine getirmelidir. Eleştiri ciddi bir sorumluluktur. Okuyucuya saygı gerektirir. Çünkü sinema eleştirisi seyirci için yapılır. Bir yönlendirme amacı güdülür. Filmin izlenme ve izlenmeme oranını etkilemek amaçlanır. Kişisel bir beğeni ya da beğenmeme olgusu ile hareket edilse de eleştiri baştan sağma yapılmamalıdır. Ve bu sorumlulukta bir hassasiyet olmalıdır. Maalesef sinema eleştiri aşağıda da değineceğimiz bazı nedenlerden dolayı suiistimal edilmektedir. Eleştiriyi ve eleştirmeni denetleyen bir mekanizmanın olmaması, eleştirinin eleştirmenle sınırlı kalması, sinema üzerine herkesin yorum yapabileceği düşüncesi sinema eleştiri anlayışını sığ ve basit hale getirdi.

 

Genel hatlarıyla sinema eleştirisinde yapılan suiistimalleri belli başlıklar altında tartışmalara yer vermemek adına örnek vermeden, hedef göstermeden eleştiride yanlı ve etik olmayan yönlerine kısaca değinmeye çalıştık. Ki seyirci her okuduğu film eleştirisinde seyredeceği film konusunda yanlış fikir sahibi olmasın.

 

  1. Film Fragmanı Üzerinden Sinema Eleştirisi

 

Başlıktan anlaşılacağı üzerine bazı eleştirmenler filmi izlemeden sadece filmin fragmanını izleyerek filme dair sayfalarca eleştiri dizmektedirler. Sanki filmi izlemişler de kare kare analiz etmişçesine bir anlayışla yazıları kaleme alıp, okuyucuya ve seyirciye filme gidilip gidilmeyeceğini yargısı vermeye çalışırlar. Bunu yaparken de yazılarına ciddi bir hava vermeyi ihmal etmezler. Bir fragman üzerinden yönetmene, oyunculara ve konusuna bakarak filmin iyi ve kötü sonucuna varacak bir anlayışla hareket ederek, hem yaptıkları işe hem de okuyucularına saygısızlık etmektedirler. Bu yaptıkları yetmezmiş yaptıklarına toz kondurmayacak kadar pişkindirler de. Öyle rahat yazmaktadırlar ki, fragman izledim şöyleydi böyleydi demekten de çekinmiyorlar.

 

İzleyici ve okuyucu bu tür yazılara rağbet etmemesi gerektiği gibi kınayıcı söylemlerde bulunarak önüne geçmelidir. Seyirci adayları bu tür eleştirileri okurken bahsi geçen filmle ilgili edinen izlenim konusunda karar verirken iki kere düşünmelidirler.

 

  1. Sipariş Üzerine Sinema Eleştirisi

 

Tanıdık çevrelerin hatır üzerine eleştirmenin kaleme aldığı yazılardır. Rica üzerine tanıtım ve reklam kokan bu yazılar fragman üzerinden eleştiri yapanlardan daha tehlikelidir. Okuyucu ve izleyici bu yazılarda karşısında daha fazla yanılgıya düşmektedir. İlkinde bilirsiniz ve anlarsınız parça üzerinden yazının kaleme alındığından ancak hatır üzerine yazılan yazıları tanımak daha zordur. Normal bir eleştiri gibi görünür. Bazen eksik tarafları övgüler arasına karıştırıldığından hatır yazılarını tanımak zorlaşır.

 

Bu yazılarda eleştirmenin kimliği önemli değildir. Zaten böyle eleştirmenini kestirmek zordur. Ortada belirginsizlik vardır. Görünürde eleştirmen filmi beğenmiştir. Ve beğenisini okuyuculara paylaşarak, filme kanalize eder. İlk bakışta durum gayet masumanedir. Olayın arka planını okuyucunun görmesi mümkün değildir. Ancak sektörün içinde olanların ve sektörü yakından takip edenlerin göreceği bir eleştiri türüdür. Sıradan okuyucu şayet eleştirmeni sürekli takip ediyorsa, eleştirmenin tarzından ve üslubundan çıkarabilir. Ayrıca böyle eleştirmenlerin öneriler deneme yanılma yoluyla da tanınabilirler. Aksi durumda anlaşılması zor eleştirilerdir. Tabii eleştirmenin kalemini eş dost ve maddi çıkarlar nedeniyle kullanması etik olmasa da bu tarz yazar ve eleştirmen sayısı az değil.

 

  1. Ön Yargılı Sinema Eleştirisi

 

Eleştirmenlerin sevmedikleri, hoşlanmadıkları veya aralarında husumet bulunan yönetmen ve oyunculara dair olumsuz duygularını doğrudan filmlere yönetmenleridir. Film iyi veya kötü fark etmez bunlar için yeter ki sevmedikleri, hoşlanmadıkları isimler olsun. Kalemler hemen olumsuz yönlere odaklanır. Film kötülenir. Yönetmen yerden yere vurulur. Eleştiri yazısı baştanbaşa karalama ile doludur.

 

Duygusal eleştirilerdir. Bazen filmden çok sevilmeyen yönetmen ya da diğer etkenler üzerinde yoğunlaşan eleştiri tipidir. Özellikle film kendini ispatlamışsa kişisel unsurlar üzerinde durulur. Eleştirmenin kullandığı üsluptan hemen anlaşılan eleştirilerdir. Her okuyucu rahatlıkla eleştirmenin saldırgan tavrını fark eder. Filmin teknik unsurunu da kullanarak kişisel yargı oklarını fırlatan profesyonel eleştirmenler yok değildir.

 

 

Hayatın her yönünde rastladığımız bu durum, kitlelere yönelik ele alınan yazılarda etik olmasa da eleştirmen kendince yazılarını yönetmene yahut filme karşı silah olarak tehdit olarak kullanmakta tereddüt etmemektedir. Kişisel hırslarını böylece tatmin eder. Kendince intikamını almış olur. Böylece kişisel sürtüşmelere seyirci/okuyucu kurban edilir.

 

 

  1. Dini/Siyasi/İdeolojik Bakış Açısıyla Sinema Eleştirisi

 

Eleştirmenleri gerek dini gerekse siyasi duruşları film eleştirilerine doğrudan yansımasıdır. Eleştirmenin taşıdığı kimlikten kendini sıyırması zordur. Zaten yazdığı gazete, dergi ve internet sayfası az çok düşünce yapısını, hayat görüşünü ele verir. Okuyucularının da çoğu aynı ve yakın siyasi veya dini bakış açısına yakındır.

 

Eleştirmenin hayat görüşüne film eleştirisi yapması olağan bir durum. Sadece sinema eleştirmenleri değil, diğer yazarlar da arada bir dünya görüşlerine göre film eleştirisi yaptığı görülür. Dünya görüşüne göre yapılan eleştiriler teknik ve değerler çerçevesinde olabileceği gibi sadece eleştirmenin dünya görüşü etrafında da yazı şekillenebilir.

 

Bu tür yazılar dini/siyasi/ ve ideolojik bakış açılarıyla hazırlandığından, film eleştirileri farklılık gösterir. Dolaysıyla film eleştirilerinde farklı bakış açıları edinme konusunda okuyucuya kazanımları olur. Tek yönlü değil de çok yönlü düşünmeyi sağlar. Ama sadece tek yönlü bakış açısıyla yetinip, film seçiminde karar vermek yanıltıcı olabilir. Eleştirmenin bakış açısı yeterli olamayabilir. Bazen duygusal tepkilerle yazılan eleştiriler olabildiğinden aynı dünya görüşü paylaşılsa da ölçü alırken dikkat etmeli. Bu deneme yanılma yoluyla edinecek bir tespittir. Eleştirinin için bahsi geçen etkenler girince bazen ön yargı da eleştirmende ağır basabiliyor.

 

Eleştirmen dünya görüşünü değil de filmi merkeze alıp, eleştiri yazabilir. Ancak bir eleştirmen ne kadar tarafsız kalabilir sorusu unutulmamalıdır.

 

 

 

  1. Hükümet/Devlet Eksenli Sinema Eleştirisi

 

İktidarda olan siyasi partinin ve devletin politikalarını doğrudan veya dolaylı destekleyen filmlerin yine hükümeti ve devlet politikasını destekleyen eleştirmenler tarafından filmin yanlı eleştirilmesidir. Yahut muhalif eleştirmenleri karşıt eleştirilerdir. Bu tür eleştirmen değişen devlet politikalarına ve iktidardaki siyasi partiye göre kalem oynatırlar. Bu nedenle birbirine zıt eleştiriler görülebilir. Zamana göre yazılardır. Bugüne iyi film yarına kötü film denilirse şaşırmamak gerekir.

 

Bu tür eleştirmenlerin eleştirileri siyasi gelişmeleri iyi takip edenler hemen fark ederler. Zaten kitleler tarafından çoğu bilinir. Bilinmese de muhalif eleştirmenler tarafından deşifre edilir. Okuyucunun tepkisi ve yazılara yaklaşımı da bu paralelde gelişir.

 

 Osman Tatlı

osmantatli@gmail.com

 

 

Gezinti

İletişim
Bize Yazın:


Gönder Max. 1000 karakter
Populer Sinema: #txt
Mesaj Gönder:
Gönder Max. 1000 karakter